MERKEZ Bankasının geçen haftaki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, politika faizi ve faiz koridorunda yarım puanlık indirime gitmesi ve zorunlu karşılıkları artırmaması, piyasada kredi faizlerinde indirim beklentisini artırdı. Ancak Başbakan Yardımcısı Ali Babacanın, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Merkez Bankasının kredi faizlerine ilişkin ihtiyati tedbirler konusunda çalışma yaptığını açıklaması üzerine, bankalar da yeni tedbirleri beklemeye başladı. Merkezin faiz indiriminden sonra mevduat faizlerinde bir-iki indirim kararı alınırken, kredi faizlerine yönelik şimdilik bankalardan bir adım gelmedi.
Babacanın açıklamasına göre, kredi faizlerine yönelik ihtiyati tedbirler konusundaki çalışmaların bu yılın ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. Şu anda BDDKnın teknik ekiplerinin, çeşitli senaryolar üzerinde çalıştıkları, Babacanın işaret ettiği karşılıklarda yapılacak olası indirimlerin, bankacılık sektörü ve ekonomi üzerindeki etkileri ölçülüyor.İKİ SENARYO VARBDDK, 2 temel senaryo üzerinde çalışıyor. Birinci senaryo; bankalara yönelik munzam karşılık oranlarına hiç dokunulmadan, Merkezde park eden yüzde 11lik kısma faiz verilmesi. İkinci senaryo ise ihracat, üretim ve yatırımı destekleyen ticari kredi kullandıran bankanın belirlenecek oranda daha düşük mevduat munzam karşılığı tutması.
Bankacılık sektöründe toplanan her 100 TLlik mevduatın 11 TLsi Merkez Bankasında munzam karşılık olarak ayrılıyor. Bankalar Merkez Bankasındaki bu miktardan herhangi bir faiz geliri elde etmiyor. Dolayısıyla bu durum bankalar için ek bir maliyet anlamına geliyor. Munzam karşılıkların oranının düşürülmesi durumunda, bankaların faiz alabildikleri miktar da artacağı için maliyetleri de düşecek. Bu da kredi faizlerine yansıyacak. Kredi maliyetlerinde anlamlı bir düşüş sağlanması için ise, Merkezde munzam karşılık olarak park eden 11 liranın 5-6 liraya kadar düşürülmesi gerektiği dile getiriliyor. BDDKnın şu anda üzerinde çalıştığı senaryolardan birinin de munzamların bu oranlara kadar çekilmesinin sektöre ve ülke ekonomisine etkilerini ölçüyor.1-2 puanlık düşüş piyasayı canlandırırTİCARİ kredilerde halen ortalama faiz yıllık yüzde 13.7. Mevduat faizleri ise, yüzde 6.5lar seviyesinde. Bazı büyük kuruluşların kullandığı kredilerde KOBİlere göre yüzde 7-8lere kadar düşen oranlar görülse de, özellikle küçük işletmeler için, faizlerin düşmesi önem taşıyor. Türkiyede şu anda 850 milyar liralık kredi büyüklüğünün 280 milyar lirası tüketici kredilerinden oluşurken, geri kalanı ticari kredilerden oluşuyor. Alınacak ek önlemlerle ticari kredi faizlerinin bir-iki puan düşmesinin bile, uluslararası rekabette şirketler için avantaj sağlayacağı o nedenle piyasaları canlandıracağı dile getiriliyor. ABD ve Avrupa gibi gelişmiş ekonomilerde ticari kredi oranlarının yüzde 2ler civarında olduğu, Türkiyede ise bu oranın döviz cinsi kredilerde yüzde 7-8leri bulduğu bunun da Türk şirketleri açısından rekabette dezavantaja yol açtığı kaydediliyor. BSMV de düşebilirBDDKnın ticari kredileri artırmak için hazirana kadar tamamlanması beklenen paketteki önerilerden biri de kredi maliyet kalemlerinden biri olan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin (BSMV) düşürülmesi. Halen yüzde 5 olan BSMVnin yüzde 1e kadar düşürülmesinin gündeme geldiği, bunun için 2013 bütçesinin uygun olduğu belirtiliyor.Tüketime sınıra devamKREDİ faizlerinin düşürülmesi çalışmalarında ticari kredilere yönelik tedbirler alınırken, tüketici kredilerine yönelik büyümenin sınırlı kalması esas alınıyor. 2013te yüzde 4 civarında büyüme hedefleyen Hükümet, bunun tüketimden değil üretim ve ihracattan gelmesine yönelik tedbirleri teşvik ediyor.
Babacanın açıklamasına göre, kredi faizlerine yönelik ihtiyati tedbirler konusundaki çalışmaların bu yılın ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. Şu anda BDDKnın teknik ekiplerinin, çeşitli senaryolar üzerinde çalıştıkları, Babacanın işaret ettiği karşılıklarda yapılacak olası indirimlerin, bankacılık sektörü ve ekonomi üzerindeki etkileri ölçülüyor.İKİ SENARYO VARBDDK, 2 temel senaryo üzerinde çalışıyor. Birinci senaryo; bankalara yönelik munzam karşılık oranlarına hiç dokunulmadan, Merkezde park eden yüzde 11lik kısma faiz verilmesi. İkinci senaryo ise ihracat, üretim ve yatırımı destekleyen ticari kredi kullandıran bankanın belirlenecek oranda daha düşük mevduat munzam karşılığı tutması.
Bankacılık sektöründe toplanan her 100 TLlik mevduatın 11 TLsi Merkez Bankasında munzam karşılık olarak ayrılıyor. Bankalar Merkez Bankasındaki bu miktardan herhangi bir faiz geliri elde etmiyor. Dolayısıyla bu durum bankalar için ek bir maliyet anlamına geliyor. Munzam karşılıkların oranının düşürülmesi durumunda, bankaların faiz alabildikleri miktar da artacağı için maliyetleri de düşecek. Bu da kredi faizlerine yansıyacak. Kredi maliyetlerinde anlamlı bir düşüş sağlanması için ise, Merkezde munzam karşılık olarak park eden 11 liranın 5-6 liraya kadar düşürülmesi gerektiği dile getiriliyor. BDDKnın şu anda üzerinde çalıştığı senaryolardan birinin de munzamların bu oranlara kadar çekilmesinin sektöre ve ülke ekonomisine etkilerini ölçüyor.1-2 puanlık düşüş piyasayı canlandırırTİCARİ kredilerde halen ortalama faiz yıllık yüzde 13.7. Mevduat faizleri ise, yüzde 6.5lar seviyesinde. Bazı büyük kuruluşların kullandığı kredilerde KOBİlere göre yüzde 7-8lere kadar düşen oranlar görülse de, özellikle küçük işletmeler için, faizlerin düşmesi önem taşıyor. Türkiyede şu anda 850 milyar liralık kredi büyüklüğünün 280 milyar lirası tüketici kredilerinden oluşurken, geri kalanı ticari kredilerden oluşuyor. Alınacak ek önlemlerle ticari kredi faizlerinin bir-iki puan düşmesinin bile, uluslararası rekabette şirketler için avantaj sağlayacağı o nedenle piyasaları canlandıracağı dile getiriliyor. ABD ve Avrupa gibi gelişmiş ekonomilerde ticari kredi oranlarının yüzde 2ler civarında olduğu, Türkiyede ise bu oranın döviz cinsi kredilerde yüzde 7-8leri bulduğu bunun da Türk şirketleri açısından rekabette dezavantaja yol açtığı kaydediliyor. BSMV de düşebilirBDDKnın ticari kredileri artırmak için hazirana kadar tamamlanması beklenen paketteki önerilerden biri de kredi maliyet kalemlerinden biri olan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin (BSMV) düşürülmesi. Halen yüzde 5 olan BSMVnin yüzde 1e kadar düşürülmesinin gündeme geldiği, bunun için 2013 bütçesinin uygun olduğu belirtiliyor.Tüketime sınıra devamKREDİ faizlerinin düşürülmesi çalışmalarında ticari kredilere yönelik tedbirler alınırken, tüketici kredilerine yönelik büyümenin sınırlı kalması esas alınıyor. 2013te yüzde 4 civarında büyüme hedefleyen Hükümet, bunun tüketimden değil üretim ve ihracattan gelmesine yönelik tedbirleri teşvik ediyor.









