Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif ŞENER, kamuoyunda torba yasa olarak bilinen bazı kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasa tasarısının çalışan kesim aleyhine getirdiği düzenlemeler ve işçi eylemlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. ŞENER’in açıklaması şöyle:AKP hükümeti, Meclis’te görüşülecek olan kamuoyunda torba yasa olarak bilinen tasarı ile vergisini ve devlete olan borcunu ödemeyenleri ödüllendirirken çalışan kesimlerin bazı haklarını ise gasp ederek işçilerin hak aramak için yine sokağa dökülmesine yol açmıştır.
Yasa tasarısı ile çalışanlar aleyhine getirilen düzenlemeler şöyledir:
Kısmi çalışanların işsizlik sigortasından yararlanmaları, çalışmadıkları sürelere ilişkin primlerini ödeme koşuluna bağlanmaktadır. Kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan sigortalıların sadece çalıştıkları aylardaki eksik günleri borçlanmaları, tam aylık ile emekli olmaların için yeterli değildir. Kısmi süreli işlerde ve mevsimlik işlerde çalışan sigortalıların tam aylık ile emekli olabilmeleri için hizmet akitleri askıda iken yıl içinde çalışmadıkları ayları da borçlanmalarına imkân sağlanması gerekmektedir.Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışanların istekleri halinde işsizlik sigortası primlerini kendilerinin ödemesine imkân sağlanması yanlıştır. İşsizlik ödeneği alması gereken bu kesime, tersine işsizlik primi ödetilmesi hakkaniyete uygun değildir.Tasarıyla, İş Kanunu’na, evden çalışma, uzaktan çalışma kavramları yerleştirilmektedir. Bu uygulama çalışma hayatını esnekleştirerek, güvencesizlik ortamını artıracak ve ucuz işçiliğe yol açacaktır, kuralsızlığı ve örgütsüzlüğü yaygınlaştıracaktır.Turizm sektöründe denkleştirme süresinin dört aya çıkarılması, işçilerin fazla mesaisini ortadan kaldıracak ve çalışma sürelerini uzatacaktır. Prime esas kazancın üst sınırının belirlenmesinde asgari ücretin 18 yaş sınırına göre düzenlenmesi, işletmelerde çıraklık eğitimi gören, mesleki eğitim gören ve staja tabi tutulanların almakta oldukları ücretlerini de önemli ölçüde düşürecektir.Tasarı ayrıca, kamu idarelerine ait işyerlerinde çalışan ve çalışmadıkları sürelerde isteğe bağlı sigortaya devam ederek malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini ödemek isteyen işçilerin daha yüksek prim ödeyerek bir anlamda cezalandırılmalarına yol açacaktır.İşyerlerinde çalışan işçilerin SGK’na bildirilip bildirilmediklerini öğrenmelerine olanak sağlayan uygulamanın kaldırılması, kayıt dışı istihdama ortam oluşturabilecektir.Kamu idareleri işyerlerinde kısmi sürekli çalışan işçilerin hizmet akitleri askıda iken çalışmadıkları sürelerde genel sağlık sigortası primlerini işverenleri öderken, özel sektörde kısmı süreli çalışan işçilerin hizmet askıda iken çalışmadıkları sürelerde genel sağlık sigortası primlerini kendilerinin ödeyecek olmaları, eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi adil de değildir.Tasarısı’nın 109. maddesi ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün kapatılmasından sonra burada çalışan işçiler İl Özel İdareleri ve belediyelere dağıtılması öngörülmektedir. Meslek sahibi olan bu işçilerin “ihtiyaç fazlası” sayılarak Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün taşra teşkilatına dağıtılması doğru değildir. Yerlerinden edilen işçilere yeni görevlerine başlamak için beş gün süre tanınmakta, yeni işyerlerine gitmeyen işçilerin işten çıkarılacakları belirtilmektedir. Bu uygulama, TEKEL işçilerinin yaşadığı travmayı bu işçilerin de yaşamasına neden olacaktır.Hükümet, tasarı ile İşsizlik Sigortası Fonu’nun amacı dışında kullanılmasını daha ileri boyutlara taşımaktadır. Sadece devlet payının değil “bir önceki yıl prim gelirlerinin yüzde 30’unun kullanılmasına izin verilmekte ve bu oranın Bakanlar Kurulu’nca yüzde 50 artırılmasına imkân sağlanmaktadır. Bu düzenleme ile Fon, kuruluş amacı dışına çıkarılmaktadır. Hükümet, tasarının komisyonda görüşülmesi sırasında sendikaların itirazlarına kulak tıkamıştır. Tasarının çarşamba günü Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlamasıyla, ülkenin her yanında gösteriler yapan işçiler, Ankara’ya yürüyerek seslerini Meclis’e duyurmaya çalışmaktadırlar.
Ancak demokratik haklarını kullanan işçiler, idarenin engellemesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Öğrencilere yapıldığı gibi işçilere de biber gazlı müdahalede bulunulmasını ve demokratik hakların kullanmasının önlenmesini kınıyoruz. Türkiye’de demokratik hak arama yolları her geçen gün daraltılmakta, hükümet bütün kesimler üzerinde baskı kurarak sindirmeye çalışmaktadır.Çalışanların aleyhine olan düzenlemelerin, tasarının Genel Kurul’da görüşülmesi sırasında değiştirilmesi gerekmektedir. Türkiye Partisi olarak, önemli hak kaybına uğrayan işçiler ve bağlı oldukları sendikaları haklı taleplerinde destekliyor, AKP iktidarını tasarıdan bu hükümleri çıkarmaya davet ediyoruz.(Haber Merkezi)









