21 hafta Samsunsporu çalıştırdıktan sonra görevine son verilen Boşnak antrenör Vladimir Petkoviç, tekrar Karadenize döneceği için mutlu. Yaklaşık 16 aydır çalıştırdığı mavi-beyazlı başkent ekibinin, Roma yakınlarındaki tesisleri Formelloda kısa bir mülakatla sorularımızı yanıtlayan Petkovic, az buçuk bildiği Türkçesiyle bizi, merhaba diye karşılıyor. Roma derbisinde aldıkları 2-0 yenilginin ardından bir araya geldiğimiz 50 yaşındaki teknik adamla İtalyadaki deneyimi, Türk futbolu, rakibi Trabzonspor ve Galatasarayla yollarının ayrılmasından sadece saatler önce olsa da Fatih Terimin hem milli takımı hem de Galatasarayı birlikte çalıştırmasını konuştuk. Türkiyede çalışmanın her zaman zevk olduğunu dile getiren Petkovice yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:
-Bir yılı aşkın süredir İtalyadasınız ve Lazioyu çalıştırıyorsunuz. Şehir, taraftar ve kulüp bakımından nasıl bir deneyim oldu sizin için?
-Burası büyük bir şehir ve büyük hedefler koyduğumuz büyük bir kulüpte çalışıyorum. İtalyan Kupasını almak için mücadele verdiğimiz derbide galip gelerek önemli bir hedefe ulaştık. Tüm yıl oldukça zor geçti, ama oldukça pozitifti aynı zamanda.-Samsunspor deneyiminden sonra Türk ligini takip etmeye devam ettiniz mi? Nasıl bir değişim görüyorsunuz?
-Evet bugün de Türk futbolunu yakından takip ediyorum. Skorları aşağı yukarı iyi biliyorum. Mesela son derbi maçında olmaması gereken şeyler yaşandı. Benim Türkiyede bulunduğum dönemde de şike skandalı patlak vermişti ve lig 1 ay geç başlamıştı. Ne yazık ki, bu nedenle o sezon her şey etkilendi. Öte yandan, Türk ligi oldukça iyi ve futbol için yaşayan çok sayıda taraftar var. Türkiyede bir takımı çalıştırmak ve bir takımda oynamak her zaman bir zevk.-Fatih Terimin hem Galatasaray hem de milli takımı bir arada çalıştırma kararını nasıl buluyorsunuz? Bir antrenör, bu iki önemli misyonu yürütebilir mi?
-Böyle bir şeyi uzun bir dönem yaparsanız problem olabilir, ama Fatih Terim gibi bir efsane Türkiyede her şeyin altından kalkabilir. Zannediyorum 6 maç için anlaşmıştı milli takımla. Elde ettiği pozitif skorlar da gösteriyor ki o bunu başarabilir. O, mükemmel bir antrenör, ama aynı zamanda çok iyi bir psikolog. Hep karizmatikti ve skorlar hep onun ardından geliyordu. Onun davranışları da, futbolcular için bir başka motivasyon nedeni. -Türk Milli Takımı, Romanya karşısında önemli bir başarı elde etti. Sizce Brezilyada Dünya Kupası oynamaya hak kazanır mı?
-Tabii ki en iyi ihtimalle her şey pürüssüz ve pozitif gitmeli. Bence Türkiyenin 2. sıraya yükselme ihtimali yüksek.-Birkaç güne kadar Trabzonsporla karşılaşmak üzere Türkiyeye gideceksiniz. Rakibiniz hakkında nasıl bir yargıya sahipsiniz? Son yıllarda bir gelişme kaydetti mi?
-Trabzonspor 2 yıl önce mükemmel bir takımdı. Geçen yıl ise bazı zorluklar yaşadı, çünkü değişik antrenörlerle çalıştılar. Bu yıl ise, yeni çalıştırıcıyla beraber iyi başladılar ve daha coşkulular ki bu da Trabzonun karakteristik bir özelliğidir. Tüm şehir, Trabzonspor için yaşıyor ve stadyuma akın ediyorlar. Hem bu nedenle hem de Samsunsporla oynadığı maçı da gördükten sonra Trabzonspor karşısında oynamak epey zor olacak diyorum.
-Sizce Trabzonsporla oynayacağınız 2 maçta hangi zorluklar olabilir? Rakip takımdaki hangi futbolcular sizi korkutuyor?
-Şüphesiz ki en büyük zorluk onların sahasında oynamak. Daha enerjik olacaklar ve stadyum tıka basa onların taraftarıyla dolu olacak.
Orta sahada Zokora, forvette Henrique gibi kaliteli ve değerli oyuncular var, ama bizim takımımız da çok iyi ve onların hiçbirinden korkmuyoruz. Oraya sadece kazanmaya gidiyoruz. -Uzun bir aradan sonra Karadenize geri dönüyorsunuz. Ne hissediyorsunuz?
-Trabzon, Samsuna 300-350 kilometre. Türkiyedeki insanlarla bir araya gelmek her zaman çok güzel. Son kez İstanbulda oynadığımızda, Samsunsporun eski başkanı ve hala çok iyi ilişkiler içinde olduğum birçok insan geldi. Türkiyede olumlu bir etki bıraktığımı, gün be gün daha çok anlıyorum.-Samsunspor Başkanının da Trabzon maçı için stada gelip maçı izlemesini bekliyor musunuz?
-Başkanın (Emin Kar) bu maça geleceğini sanmıyorum, çünkü Samsun ve Trabzon çok iyi arkadaş değiller. (gülüyor)
-Bir yılı aşkın süredir İtalyadasınız ve Lazioyu çalıştırıyorsunuz. Şehir, taraftar ve kulüp bakımından nasıl bir deneyim oldu sizin için?
-Burası büyük bir şehir ve büyük hedefler koyduğumuz büyük bir kulüpte çalışıyorum. İtalyan Kupasını almak için mücadele verdiğimiz derbide galip gelerek önemli bir hedefe ulaştık. Tüm yıl oldukça zor geçti, ama oldukça pozitifti aynı zamanda.-Samsunspor deneyiminden sonra Türk ligini takip etmeye devam ettiniz mi? Nasıl bir değişim görüyorsunuz?
-Evet bugün de Türk futbolunu yakından takip ediyorum. Skorları aşağı yukarı iyi biliyorum. Mesela son derbi maçında olmaması gereken şeyler yaşandı. Benim Türkiyede bulunduğum dönemde de şike skandalı patlak vermişti ve lig 1 ay geç başlamıştı. Ne yazık ki, bu nedenle o sezon her şey etkilendi. Öte yandan, Türk ligi oldukça iyi ve futbol için yaşayan çok sayıda taraftar var. Türkiyede bir takımı çalıştırmak ve bir takımda oynamak her zaman bir zevk.-Fatih Terimin hem Galatasaray hem de milli takımı bir arada çalıştırma kararını nasıl buluyorsunuz? Bir antrenör, bu iki önemli misyonu yürütebilir mi?
-Böyle bir şeyi uzun bir dönem yaparsanız problem olabilir, ama Fatih Terim gibi bir efsane Türkiyede her şeyin altından kalkabilir. Zannediyorum 6 maç için anlaşmıştı milli takımla. Elde ettiği pozitif skorlar da gösteriyor ki o bunu başarabilir. O, mükemmel bir antrenör, ama aynı zamanda çok iyi bir psikolog. Hep karizmatikti ve skorlar hep onun ardından geliyordu. Onun davranışları da, futbolcular için bir başka motivasyon nedeni. -Türk Milli Takımı, Romanya karşısında önemli bir başarı elde etti. Sizce Brezilyada Dünya Kupası oynamaya hak kazanır mı?
-Tabii ki en iyi ihtimalle her şey pürüssüz ve pozitif gitmeli. Bence Türkiyenin 2. sıraya yükselme ihtimali yüksek.-Birkaç güne kadar Trabzonsporla karşılaşmak üzere Türkiyeye gideceksiniz. Rakibiniz hakkında nasıl bir yargıya sahipsiniz? Son yıllarda bir gelişme kaydetti mi?
-Trabzonspor 2 yıl önce mükemmel bir takımdı. Geçen yıl ise bazı zorluklar yaşadı, çünkü değişik antrenörlerle çalıştılar. Bu yıl ise, yeni çalıştırıcıyla beraber iyi başladılar ve daha coşkulular ki bu da Trabzonun karakteristik bir özelliğidir. Tüm şehir, Trabzonspor için yaşıyor ve stadyuma akın ediyorlar. Hem bu nedenle hem de Samsunsporla oynadığı maçı da gördükten sonra Trabzonspor karşısında oynamak epey zor olacak diyorum.
-Sizce Trabzonsporla oynayacağınız 2 maçta hangi zorluklar olabilir? Rakip takımdaki hangi futbolcular sizi korkutuyor?
-Şüphesiz ki en büyük zorluk onların sahasında oynamak. Daha enerjik olacaklar ve stadyum tıka basa onların taraftarıyla dolu olacak.
Orta sahada Zokora, forvette Henrique gibi kaliteli ve değerli oyuncular var, ama bizim takımımız da çok iyi ve onların hiçbirinden korkmuyoruz. Oraya sadece kazanmaya gidiyoruz. -Uzun bir aradan sonra Karadenize geri dönüyorsunuz. Ne hissediyorsunuz?
-Trabzon, Samsuna 300-350 kilometre. Türkiyedeki insanlarla bir araya gelmek her zaman çok güzel. Son kez İstanbulda oynadığımızda, Samsunsporun eski başkanı ve hala çok iyi ilişkiler içinde olduğum birçok insan geldi. Türkiyede olumlu bir etki bıraktığımı, gün be gün daha çok anlıyorum.-Samsunspor Başkanının da Trabzon maçı için stada gelip maçı izlemesini bekliyor musunuz?
-Başkanın (Emin Kar) bu maça geleceğini sanmıyorum, çünkü Samsun ve Trabzon çok iyi arkadaş değiller. (gülüyor)









