Yargıtay çok ilginç bir karara imza attı. Sosyal medya hesabı Facebook’ta eşlerin fazla vakit ayırması boşanma nedeni oldu. Bu çerçevede, Yargıtay’a müracaat eden bir kişi eşinin Facebook’ta fazla vakit ayırmasından dolayı boşanmalarına karar verdi. Türkiye’de emsal teşkil edecek bu durum, Facebook’ta fazla vakit geçiren eşlerin boşanma nedenleri arasına gireceğe benziyor.
DELEBE: TARTIŞILACAK BİR KONU
Konu ile ilgili açıklama yapan Şanlıurfa Baro Başkanı Hikmet Delebe Yargıtay’ın verdiği kararda haklı olduğunu ve bu uygulamanın çok tartışılacağını ifade ederek şöyle konuştu.“ Tarafların medeni kanun içerisinde özen yükümlülüğü vardır. Eşlerin aynı zamanda aile saadetini temin etme noktasında dikkatli ve özenli olması gerekiyor. Bu nedeni kanunu taraflara vermiş olduğu bir ödevdir. Doğrusu yakın bir zamanda 2015 yılı içerisinde Yargıtay ikinci hukuk dairesinin çok ilginç bir kararı ortaya çıktı. Eşlerden bir tanesi koca olan eş eşinin fazla Facebook hesabını kullandığı gerekçesiyle aile birlikteliğine ciddi anlamda zarar verdiği evlilik birliğin artık kendisi açısından çekilmez bir hal aldığı iddiasıyla boşanma davası açmış ve yerel mahkeme yaptığı inceleme neticesinde kadını haklı bulmuş. Yani, kadın istediği şekilde Facebook’u kullanabilir şeklinde bir sonuca vararak boşanma davasını reddetmiş. Ancak koca dosyanın peşini bırakmamış. Yargıtay’a temiz kararını göndermiş, Yargıtay 2’inci hukuk dairesi de, bence son dönemlerde çokça tartışılması, dikkat edilmesi gereken bir karara imza atmış. Yüksek mahkeme eşlerden bir tanesinin çok ciddi zamanını ciddi manada Facebook’a harcaması sosyal paylaşım sitelerinde çokça zaman geçirmesini, diğer taraf açısından haklı boşanma gerekçesi olarak kabul etmiş. Sosyal medya hesapları tabii ki kullanılabilir ama çok ciddi manada artarsa ve taraflardan birinin evlilik birliğini artık çekilmez bir noktaya varması sonucu doğuruşa elbette Yargıtay vermiş olduğu karar haklıdır. Eşlerin birbirine karşı özen yükümlüğü altındadırlar. Aile saadetini koruma noktasında hem kadına hem de kocaya çok ciddi ödevler düşüyor. Facebook’un bu karar yağın kullanılması diğer taraf açısından çekilmez bir hal almışsa bu evliliği sürdürmesi ondan beklenemez. Dolayısı ile şiddetli geçimsizlik baş gösterir. Dolayısı ile evlilik birliği çöker.”
DELEBE: TARTIŞILACAK BİR KONU
Konu ile ilgili açıklama yapan Şanlıurfa Baro Başkanı Hikmet Delebe Yargıtay’ın verdiği kararda haklı olduğunu ve bu uygulamanın çok tartışılacağını ifade ederek şöyle konuştu.“ Tarafların medeni kanun içerisinde özen yükümlülüğü vardır. Eşlerin aynı zamanda aile saadetini temin etme noktasında dikkatli ve özenli olması gerekiyor. Bu nedeni kanunu taraflara vermiş olduğu bir ödevdir. Doğrusu yakın bir zamanda 2015 yılı içerisinde Yargıtay ikinci hukuk dairesinin çok ilginç bir kararı ortaya çıktı. Eşlerden bir tanesi koca olan eş eşinin fazla Facebook hesabını kullandığı gerekçesiyle aile birlikteliğine ciddi anlamda zarar verdiği evlilik birliğin artık kendisi açısından çekilmez bir hal aldığı iddiasıyla boşanma davası açmış ve yerel mahkeme yaptığı inceleme neticesinde kadını haklı bulmuş. Yani, kadın istediği şekilde Facebook’u kullanabilir şeklinde bir sonuca vararak boşanma davasını reddetmiş. Ancak koca dosyanın peşini bırakmamış. Yargıtay’a temiz kararını göndermiş, Yargıtay 2’inci hukuk dairesi de, bence son dönemlerde çokça tartışılması, dikkat edilmesi gereken bir karara imza atmış. Yüksek mahkeme eşlerden bir tanesinin çok ciddi zamanını ciddi manada Facebook’a harcaması sosyal paylaşım sitelerinde çokça zaman geçirmesini, diğer taraf açısından haklı boşanma gerekçesi olarak kabul etmiş. Sosyal medya hesapları tabii ki kullanılabilir ama çok ciddi manada artarsa ve taraflardan birinin evlilik birliğini artık çekilmez bir noktaya varması sonucu doğuruşa elbette Yargıtay vermiş olduğu karar haklıdır. Eşlerin birbirine karşı özen yükümlüğü altındadırlar. Aile saadetini koruma noktasında hem kadına hem de kocaya çok ciddi ödevler düşüyor. Facebook’un bu karar yağın kullanılması diğer taraf açısından çekilmez bir hal almışsa bu evliliği sürdürmesi ondan beklenemez. Dolayısı ile şiddetli geçimsizlik baş gösterir. Dolayısı ile evlilik birliği çöker.”









