Şanlıurfa Adalet Sarayı önünde Şanlıurfa Musatazaf-Der şubesi adına açıklama yapan dernek başkanı Mehmet Kışlar dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. 22 Nisan 2007 yılında Musatazaf-Der Şanlıurfa Şubesinin düzenlediği Kutlu Doğum Haftası programında küçük kız çocuklarına çağ dışı kıyafetler giydirildiği Atatürk resimleri ve Türk bayrağının indirilmeye teşebbüs edildiği iddia edilerek 27 Nisan 2007 de Genelkurmay Başkanlığı tarafından E-Muhtıra yayınlanmıştı.
O dönemde yayınlanan muhtıranın ardından derneklerine baskı yapıldığını ve dernek yöneticilerinin aleyhinde davalar açıldığını hatırlatan Mehmet Kışlar Genelkurmay’ın amacının yönetimi ele geçirmek ve darbeye zemin hazırlamak olduğunu iddia etti.
Mehmet Kışlar yaptığı açıklamada ‘’27 e-bildirisinin muhtıra olduğu tartışmasızdır. Açıkça muhtırada belirtilen uyarılar dikkate alınmadığında darbe ile müdahale edileceği iması mevcuttur. Nitekim ülkede yapılan her darbeden önce bu şekilde komuta konseyini muhtıralarına rastlamak mümkündür. Bu muhtıralardan sonra da maalesef yönetime el konularak Anayasalar tümden ortadan kaldırılmış sonra da konseylerin keyfine uygun metinler Anayasa olarak millete dayatılmıştır.
Bu muhtıranın bir bölümünde açıkça derneğimizin faaliyetleri hedef gösterilmiştir. Derneğimizin hedef gösterildiği bölüm şöyledir: "22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa’da: Mardin. Gaziantep ve Diyarbakır ilerinden gelen bazı grupların da katılımı ile. O saatte yataklarında olması gereken ve yaş/arı ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur. "
Demeğimize yapılan bu baskıların bildirinin etkisi ile olduğu tartışmasızdır.
Yürürlükteki mevzuata uygun olduğu için yasal faaliyetlerimiz, muhtıraya destek veren medyanın da katkısı ile çarpıtılarak özellikle yasadışı faaliyetmiş gibi gösterilmiş, bu yalan ve iftiralar doğru kabul edilerek iddianameler düzenlenmiştir. Örneğin Atatürk resimleri ile Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs iddiası, İstiklal marşının aşağılandığı hakaret edildiği gibi iftiralara dayanılarak davalar açıldı. Bu iftiralar bizzat Emniyetin video kayıtlan ile çürütüldü ve yapılan yargılama sonucunda yönetimimiz topluca beraat etti.
Demeğimiz, şüphelilerin yasadışı girişimleri neticesinde baskınlara, baskılara haksız arama ve gözaltlılara maruz bırakılmıştır. Oysa kamuoyu da çok iyi bilir ki, Demeklerin bütün faaliyetleri demekler masasının denetim ve gözetimi altında yapılır. Gerekli izinlerin alınması ile yapılan faaliyetler sırasında suç işlendiği tespit edildiğinde ilgili makamlara suç duyurusunda bulunulur. Devletin hiçbir Anayasal kurumunun yine devletin bir başka Anayasal Kurumu olan ordunun faaliyetlerine yönelik en küçük bir müdahalesi olmazken, şüphelilerin hem meclis hem hükümet hem de bakanlıkları hedef alan bu muhtıralar Yargı makamlarca soruşturulup gerekli yasal işlemler yapılmadığı taktirde her genel kurmay karargahı bu tür müdahaleleri kendinde hak görecektir’’ şeklinde konuştu.(UrfaHA)









