Onun dışında her şey yalandır. Eskişehir bizim için önemli seçim bölgelerinden biri. Burada başta büyükşehir olmak üzere tüm ilçelerde kendi adaylarımızla seçime gireceğiz. Milletimiz alternatif arıyor, bu alternatif BBP’dir" dedi.
"Büyük ihtimalle Türkiye erken genel seçim yaşayacak"
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Destici, bir gazetecinin, "AK Parti’den istifa eden milletvekillerinin, BBP’ye geçeceği yönünde duyumlar olduğu" yönündeki sorusunu, "Hepsi geçecek.. Biz toplumun her kesimiyle görüşüyoruz, o arkadaşlarımızla da görüşüyoruz. Özellikle yerel seçimlerden sonra, seçimlerdeki sonuca göre Türkiye çok büyük ihtimalle bir erken genel seçim yaşayacak. Ona göre pek çok çevrenin bir takım hazırlıkları var. Başkent çok hareketli, Ankara kulislerinde de bunlar konuşuluyor. Bizim de konuştuklarımız var bu konuda. AK Parti ve MHP’den istifa eden arkadaşlarla görüşüyoruz. Hepsini de BBP’de görmek isteriz. Önümüzdeki günlerde bazı gelişmeler yaşanabilir. Kesinleşmeden bu konuyu paylaşmam doğru olmaz diye düşünüyorum" diye yanıtladı.
Destici, kuru fasulye, patates ve zeytin fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’i eleştirdi. İnsanların et gibi pahalı gıdaları tüketemediğine dikkat çeken Destici, “Ne oldu da kuru fasulyenin fiyatı birden 12 liraya çıktı? Patatesin fiyatı birden 6 liraya çıkıyor. Şimdi zeytin üzerinde bir spekülasyon var. Bir de Tarım Bakanı diye orada bulunan zat çıkıyor, ‘Spekülasyon var’ diyor, ‘Spekülasyon yapılıyor’ diyor. Ya sen dün mü o bakanlık koltuğuna oturdun? 10 senedir o bakanlık koltuğunda oturuyorsun. Eğer spekülasyon varsa sen bostan korkuluğu musun kardeşim? Niye müsaade ediyorsun? Milletin her şeyini aldınız, soydunuz soğana çevirdiniz. Millet zaten et alamıyor, millet sucuk alamıyor, millet zaten pahalı gıdalar alamıyor. Millet kuru fasulye ile karnını doyurmaya çalışıyor. Şimdi kuru fasulyeye el attılar. Milletin sabah kahvaltılarında yediği şey zeytin. Şimdi zeytine el attınız. İnsanlar patates ile karınlarını doyurmaya çalışıyor. Patatese el attınız yani” ifadelerini kullandı.
“YAĞMURUN YAĞMAMASINI, KURAKLIĞI DA PARALEL YAPIYA BAĞLAYABİLİRLER”
Destici, yakında patates, kuru fasulye, zeytin fiyatlarındaki artışın, hatta kuraklığın sorumlusu olarak bile paralel yapının gösterileceğini öne sürerek, “Bütün bunlar için de yakında, ‘Kuru fasulyenin de fiyatını paralel yapı artırdı. Patatesin fiyatını da paralel yapı artırdı. Zeytindeki spekülasyonu da paralel yapı yaptı’ derler. Şimdi Allah’a şükür bir paralel yapımız var. Bu paralel yapı olmasaydı ya da sona erirse yeni bir düşman nereden bulacaklar bilmiyorum. Ama bence bulurlar çünkü siyaseti bu şekilde yapıyorlar, alışkanlık haline gelmiş. Bütün şey paralel yapı. Yağmur yağmıyor, kuraklık var. Yakında bunu da paralel yapıya bağlayabilirler. Ben söyleyeyim. Ama yağmurun yapmamasını, kuraklığın olmasını bir şöyle 20 sene geriye gitsinler, konuyla ilgili o dönemki iktidarı neyle suçluyorlardı, bir onu akıllarına getirsinler. İnşallah ders alırlar, akıllarını başlarına alırlar diye düşünüyorum. Bugünkü iktidarın başında olanlar 20 sene önce o dönemin iktidarına ne söylemiş?” diye konuştu.
“HAZİNE YARDIMI ALABİLMEK İÇİN DANIŞTAY’A BAŞVURDUK, ORADAN ‘RET’ GELİRSE ANAYASA MAHKEMESİ’NE GİDECEĞİZ”
Destici, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) grubu olan partilere seçim hazırlıkları için hazine yardımı yapılmasını eleştirerek, “Verilen 315 trilyon para zehir zıkkım olsun” ifadelerini kullandı. Hazine yardımı alabilmek için Danıştay’a başvurduklarını, oradan ‘ret’ yanıtı gelmesi halinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapacaklarını anlatan Destici, şöyle devam etti:
"Sadece üç parti alıyor. Milletin parası bu. Bir kere bu para çok fazla bir para. Dünyanın hiçbir tarafında böyle bir para yok. Seçime 15 parti giriyor, yardımı 3 parti alıyor. 180 trilyon AK Parti, 90 trilyon CHP, 45 trilyon MHP. Bakın burada nasıl anlaşıyorlar. Sessiz sedasız şu anda bu paralar hesaplarına yattı. Biz önce Maliye Bakanlığına başvurduk, hakkımız olan parayı istedik. Onlar ‘ret’ verdi, şimdi Danıştay’a gittik. Oradan da bireysel başvuru yaparak Anayasa Mahkemesi’ne gideceğiz. Bakalım PPK’lı milletvekillerinin tutukluklarının sona ermesi için, Meclis’e gelmesi için, ‘Burada hak ihlali vardır’ diyen Anayasa Mahkemesi, ‘Burada da hak ihlali var’ diyebilecek mi? Bunu da hep birlikte göreceğiz."









