Sabri Temel

Sabri Temel

VÂKA-İ ÇEKETİYE..!

00 0000 - 00:00

- Anadolu’nun bir çok yerinde ve dolayısıyla Urfa’da da ceket, erkekle bütünleşenve imajını tamamlayan kaçınılmaz bir giyim aksesüarı olarak nitelendirilmiştir. Eskiden beri ceket; erkekle özdeşleşen ve erkeğin içgüdüsel egemenliğini simgeleyen bu masumane figür;günümüzde de etkin işlevini sürdürmeye devam etmektedir.
- Bu yazımızda; masum gibi görünen bu "Ceket" olayını, mizahi bir yaklaşımla örneklendirerek izaha çalışacağız.
-Vereceğimiz örneklerde de, ceketin mahirâne hünerlerini göreceksiniz. "Ceket" olayı o kadar da masum olmayıp, değişik alanlarda, değişik anlam ve işlevler icra ettiğini görmekteyiz..
VARAN-1: Geçmiş zaman içinde adamın biri hamama gider ve hamamcıya yıknacağını söyler. Hamamcı kendisine soyunacağı mahalli gösterir. Yıkanmaya gelen hamam müşterisi soyunur, fakat ceketiniasabileceği bir çivinin bulunmadığını farkeder. Bunun üzerine hamamcıdan ceketini asabileceği bir çivinin olmadığını, izin verilirse duvara bir çivi çakıp ceketini asması ricasındabulunur. Hamamcıda, müşterisinin bu masum ricasını kabul eder. Müşteri, hamam duvarına çivisini çakar ve ceketini asar. Geçen zaman içerisinde bu adam hamamın daimi müşterisikonumuna gelir. Hamamcıyla aralarında dostluk ilişkileri gelişir. Aynı müşteri envai türlü entrika ve düzenbazlıklar sergileyerek, hamamı eski sahibinin elinden almayı başarır.
- Bir çivibir ceket-akibet felaket.
-"Ayağıma yer edeyim -gör başına neler edeyim"
-Özdeyişi "ceket"in etkin icraatının perde aralamasıdır.

VARAN-2 : Geri kalmış ve gelişmekte olantoplumların en üretken yönleri nüfus çoğalmasıdır. Sıcak iklim insanı doğurtmak ve de doğurmak içgüdüsünde oldukça mahiranedirler.
- Urfa’da; gebe kalan bir kadınayakınlarından biri " Kızım ğermı siye gene iki canlısan" dediğinde; “Kız anam üzüm kara, ne yapım ne kül élıyım başıma, hérıf; bé gın çeketını üstımeatsa, yarın uşağa kalıyam" deyip; mahsun ve mahçup bir şekilde cevaplandırır ve çaresizliğini ifadeye çalışırdı.
-İşte ceketin fonksiyon ve icraatı. Bir kadının; erkeğinin ceketkokusundan bile, gebe kalınabileceğinin mücizevi icraatı. Var mı öyle yağma ceket bu, azımsamayın sakın ceketin aktif ve etkin durumunu.

VARAN-3 : Tüm dünyada, dolayısıyla ülkemizdede "ceket ilikleme” diye bir efsâne vardır. Genellikle küçükten büyüğe, mevki ve makama karşı gösterilen saygı ve nezaketin işarı olarak iliklenir ceket düğmeleri.İnsani ve ahlaki icabet gereği ceket iliklenmesi, elbetteki ülviyet arzeden bir davranış biçimi olarak telakki edilebilir. Ancak; insan ve haysiyet onurunu zedeleyici nitelikle yapıldığında, hiçtehoş olmayan tablolar oluşur. İnsanlar gerekmedikçe; hakkedilmeyen yerlere ve kişilere ceket iliklememlidirler. Onurlu duruş sergilmelidirler.
- "Nokta kadar menfaat için- Virgül gibi eğilmemelidirler."
-"Alsana ceketin vezirlik ve rezilliği.

VARAN-4 : Yabancı ve kalabalık bir yerlerde gezinen iki arkadaştan, kendini daha uyanık zanneden biri diğerine; ceketinin eteğinden tutmasını ve kayıp olmamasını öğütler.Aradan geçen yıllardan sonra, bir mecliste karşılaşan bu arkadaşlardan uyanık olanı diğerine ya arkadaş ;" Sen değilmiydin falan tarihte benim ceketimin eteğine yapışıp yol alan" der.
- Evetceketin; aynı zamanda yol göstericilik gibi bir işevi de vardır. Ceketinin eteğini birilrinin eline tutuşturup peşinden sürükleyenler, öteden beri var olduğu gibi, bu günde varlıklarını sürdürmektedirler.
-Babadan oğula tavsiye :" Oğlum sen sen ol-Kimsenin eteğine yapışma."
" Girme tilki daldasına, koy yesin kurt seni- Geçme namert köprüsünden koy aparsın sel seni"
- İnsanlarbirilerinin ceketine ve de eteğine ilişmeden, onurlu bir yaşam tesis etmeli, dik ve sağlam durmayı tercih etmelidirler.
-" El atına binen, daima yaya kalır"
-“El köynegı géyenın, sırtıdayma açıx kalır.”
- Özdeyişini hatırlamak gerekmez mi ?

VARAN-5 : Bazı toplumlarda "ceket" normal işlevinin dışında da maksadını aşan ve hoş olmayan bazı davranış biçimisergileme amacıyla da kullanıldığı sıkça görülen bir vakadır. Kimi yerde; ceketinin yakasına parmağını geçirip, diğer elinde de tesbihini sallayarak bitirim ayakları sergileyen, yerdenbitmelere rastlarız. Ceketi ve kullandığı yan aksesüarlarıyla bitirimliğinin rüştünü ispata çalışırlar.
- Eskilerde; Urfa’da da bu tarz davranış sergileyen tiplere sıkça rastlanılırdı.Buşekilde efe-kabadayı geçinen bir sürü zavallı vardı. Yazın sıcak günlerinde giyilen ceket - açık gögüslerinde sarkan hamaylı ve de ökçesi kırık ayakkabılarıyla,çarşı pazarda ağızlarından akan efelik salyalarını tanıtmaya çalışırlardı. Tek isim az geliyordu o zamanlarda. Kendini efe zanneden o yeni yetmelere.
" ÇÜT İSİMLİ"(Çiftisim)li olmanın kendilerine; anılacakları bir lakap takmanın hedefini güderlerdi inatla. Ama gel gör ki; bu davranışlar sergilenirken " Ceket" in imajına ihanet ederlerdi. Çünkü;kötü emelleri için kullanacakları kesici ve delici aletlerini ceketin altına zula ederlerdi.
- Bu kez; " Bir parça bez bin éyyıbı örter" özdeyişini bıçkınlar,kötü ve çirkin anlamlar yükleyerek kullanırlardı.
" Ala siye tırrolığın héssosını"
- Efeliğe terfi etmek isteyen delikanlı; ceketin daldasına girmez, yüreğininsesine ve de bileğinin gücüne güvenerek yol almalıdır. Hoş; bunların o davranışlarını onaylama anlamında söylemediğimizi belirtmek isterim. 
- İnsanlar öz güven sahibi olmalı"CEKET" i koruyucu kalkan olarak kullanıp, ceketin onurlu geçmişini ayaklar altına almamalıdırlar. 
- Unutulmamalıdır ki, " CEKET" Kimi zaman erkekliğin iktidar ve egemenliğini simgeleyenfigür- kimi zaman da, baskı gruplarının kullandığı siyasi baskı yelpazesi oluverir. Her iki davranış şeklinde de "CEKET" e içgüdüsel tahakküm galip gelmektedir.
- Normal işlevinindışında kullanıldığında; imajı leke alan "CEKET" ve onurundan biraz daha ödün veren insanlar kaybedecektir.

VARAN-6 : Daha öncede belirttiğimiz gibi; "CEKET" erkekle özdeşleşenve yalnızlığında ona kol kanat geren çok görkemli kıyafet bütünleyicisidir. İnsani ve ahlaki durmayı, kişi onur ve erdemini yanısıtan emektar bir giysi türüdür. İnsanlar, "CEKETİ" sırtlarında taşırken, onu bir yük olarak değil ve fakat onu hep sırdaş ve yoldaş olarak telakki etmişlerdir. Er kişi nerde; ceketi sırtında ola gelmiştir Anadolu insanının.

VARAN-7: Ticari ortaklıklarda ve aile hayatı birlikteliğinde bazen hoş olmayan tatsız ayrılıklar söz konusu olduğunda yine meşhur "CEKET" varlığını ve etkinliğini burda da gösterir. Ceket ayrılmakistemez sahibinden vefa örneği sergilermiş gibi, sahibinin dilinde ve omuzlarında yerini alır vakarla. Herkese ve her kesime inat ve nisbetle sahibinin yalnız olmadığının mesajını verir her defasında. Kimidar zamanında; yatak yorgan oluverir sahibinin sırtında.
-Ticari ortaklıklar ve aile birlikteliklerinin sonlandırılmasında;
"Taraflardan birinin; tamam arkadaş bu iş buraya kadar der ve ÇEKETİNİ"ialıp gideceğini söyler.
- Bu ceket alıp gitme, bazen fedakarlığın göstergesi, bazende karşısındakine üstü kapalı tehdit mesajı içeren bir kinayedir.
- Her iki örnekte de "CEKET"imajının ibresi; şaha kalkışının korkusuz ve asil davranışının sunumudur.
" Assa’ te küm-Êbbâ-tek" ( Bir aba-Bir asa)
Arapça olan bu özdeyiş; günümüzdeaba’nın yerini alan "CEKET" in önemine ne güzel işaret etmektedir.
-Sonuç olarak; ceketin masum olduğuna aldanıp, onun bitmez tükenmez bilmeyen işlevlerini de yabana atmayın.
- Ceketkimi yerde İngiliz, kimi yerde Hint, kimi yerde de kutlu kumaştan dikilir er kişiler için.
- "PETO" cepleri bulunur her çeketin. "PETO" cepler tıpkı uçaklarda bulunan "Karakutu" lar gibidir. Sahiplerinin, kişisel sırlarının bir deposudur adeta. Bazı sırlar, sahibinin ölümüne dek gizli kalır "PETO" ceplerde. Ser verir sır vermezler bağırlarında koruduklarımahremlerini.
- Ceketsiz gezebileceğimiz ılıman bir ilkbahar ve kalkınmış bir "URFA" temennisiyle.

YORUMLAR

  • 0 Yorum