Sabri Temel

Sabri Temel

TIRNIK MISSO..

00 0000 - 00:00

             Sıcak olur Mezopotamya düzlüğü, kasıp kavurur ortalığı, izler bırakır ten’ler üzerinde.Kahve rengine dönüştürür insanların yüzlerini.
-Sıcaktan yana çaresizdir bölge insanı .Yaz akşamları, serinde yatabilmek için, damlarda tahtlar kurulur. Gökyüzünde; dansederek akıp giden yıldızların seyrine dalıverilirdi, hayaller kurarken.
-Ne zaman uykuya geçilir fark edilmez yaz akşamları Urfa gecelerinde. Günün kavurucu sıcağından sonra, beden serinlemiş ve derin bir uykuya girivermiştir. Habersiz kalmıştır her şeyden, derin uykuya dalıverenler, pasaportsuz ve de vizesiz , engel tanımadan gelip yüzünün bir bölgesine konacak ve zehrini zerk edecek minik sivrisinekten. Gecenin bir saatinde, bu acıyla uyanır sübyanlar.
-Yüzünün bir yerine nakşedilen ve adına sonradan güzellik çıbanı denilecek sivri sineğin ciltte bıraktığı pembe kızartılara.
-”TIRNIK MISSO” bu mikroplu sivrisineklerden nasibini almış yüzlerce çocuktan bir tanesidir.
- Bu yazımızda , “Mısso” nın öyküsünü yazmaya çalışacağız. Bu öykü ,onlarca gerçek yaşanmış öykülerden bir tanesidir.Şu anda, hayatta ve 95 yaşında olan annem de, bu sineklerden nasiplenmiştir . ”Mısso” (Müslüm) Gecenin bir vaktinde sivrinekten darbelenerek, acı bir çığlıkla uyanır.
- Kız aney burnıma bışé oldı, burnım çoğ aci le.
- Nic’oldı burniya oğlım, hele gel beriye bağım.
-Anne baş uçlarında sönük bulunan gemici fenerini yakıp çocuğun burnuna baktığında hafif bir kızartının varlığını görünce, oğlunun sivrisinek tarafından ısırıldığını fark eder ve üzülür. Çünkü bunun sonunda, çocuğunun burnunda bir deformasyonun olacağını bilmektedir.
- Bı şe yoğ oğlım, burnida, birézım kızartı var, sébbehten geçer . Dur hele açığ su sürtım éyyı olır inşallah.Helbıkım bu yara eyyı olmaz bi yaradır. Altı yedı ay soyna oğlanın burnını” tırnık” bırağacağ. Gel zeman get zeman bu yara “Mısso”nın bırnını kémırerağ oğlanı tırnık burınla orta yerde bırağır. Mısso üzülmağa başlar.
- Kız ane; benım burnım niye béle oldı. Sıvağta bıtın arğadaşlarım biye kençleniler.(Dalga geçmek) Benı “Tırnık Mısso” déye çağırilar çoğ zorıma gıdi le ane. Bı şe olmaz oğlım burnidakı bı şe degıl “Gözellığ Çıbanı” dır yavrım, sen arğadaşlariya kulağ asma. Onar siye dénsızlığ ediler, belkıde henek ediler.(Henek=Şaka)
-Gel gelelım kı, “Mısso” sıvağta gendını “tırnık Mısso” deye çağrılmağtan çoğ rehetsız oli. Kafası çoğ pozıli uşağın. Her tırnık deye çağrıldığında bedenı zangır zangır tıtremağa başli, bayram leylısı kımın sallanmağa başli.(Leylı= Salıncak) Çoğ ağırına gıdı zalımoğlı zalım sivrısınegın bu derbesi. Bi kusır péyda etmış o gözelım üzünde, burnının bi térefını yoğ etmış o dabansız méhlukât. O sınegı düşınıp duri Mısso dayma. Bi elıne geçırse, boynuna yulvar tağıp sıvağlarda dolaştırıp düşmanından nasıl öç alacağını ispat edecağ bütın arğadaşlarına. Ama yoğ o zalım heyvan, kim bılır nerde yenı avının peşinde, kımın burnını, kımın kulağını kemırıp zehırlıyacağ. Bi elıne geçırse o sınegı Mısso; olmıyan canını ince ince doğrıyacağ belkım."Mısso" uzun bi vağıt burnını bu hala soğan düşmanını yağalayıp öç almağ ıstese de, tébi bu ıstegı mümkın degıl ve "mısso" bundan umudunu keser.
- Ancağ kafiya koymıştır "Mısso" sınegoğlı sınekten bi şekılde öç almağı.Bi gün ağşama yağın bi vağıtta "Mısso" nın anası heyatta otırmış, akşam yımegı üçün kımalı ekmek yapmağa(Lahmacun) soğan doğri. " Mısso" da evlerının önünde arkadşlarınan oynamağta. Şeytan bu, gene sıvağdaki uşağlar "Mısso" ya "Tırnık" deye tağılmağa başlarlar. "Mısso" çoğ sınırlenır can havliyle evlerının héyat kapısını ğışımla açar ve héyada dalar. O sırada anası odalardan birinde işı oldığı üçün, soğan doğradığı pıçağ orda gözıne ilışır " Mısso"yın.
-"Mısso" pıçağı aldığı kımın çığarda oynıyan arğadaşına arğadan yetışır ve pıçağnan ona vurmağa başlar.Çocığ ağır pıçağ derbelerınen yere yığılıp kalır.
-İşte şımdı öcımı aldım sızden oğlım deyıp bağırdı "Mısso".
-İsrafil üfledı düdügıne, kıyamet şımdı koptı méhlede o zeman. Çarşıya yaralı uşağın babasına ğeber gettı éceleden. Yaralı ğesteğanıya kaldırldı,tedavi edıldı amma nafile. Kalçasından aldığı bi derbe onıda topal "Şıko"(Şükrü) lakaplı bırağtı. Térefler birbirine gırdı kavğalar yapıldı. Sonuçta "Tırnık "Mısso"nın ailesı méhleden daşınma cezasına çarptırıldı barışı sağlıyan méhle (mahalle) eşrafı térefınden.Başka méhliye yerleştıler Mısso’nın ailesi. Féket Mısso’nın sesi kulağına dégdı bi sefer. Dur duracağ bılmedı, peşı peşıne hediseler yarattı. Çıtırığ bi enık olarağ meydana çığtı "Mısso". Kafasına tağtığı sivri sinekten öc almağ sevdası, "Mısso" yı haldan hala soğtı. Heyatı kaydı, méhfı perişan oldı genç yaşında.
- Temennimiz odurki; İnsanlar birbirlerinin eksik ve gediğini bulup, alay ve istihza konusu yaparak karşısındakini rencide etmesin. İstenmediği halde, herhangi bir lakap takılarak kişiye hitap edilmesi, çoğu kez istenmeyen tatsız olayların oluşumuna sebebiyet vermekte ve insanlar bundan oldukça zarar görmektedirler.Sağlıklı ve duyarlı bir toplum oluşmasına yardımcı olmak istiyorsak, bireysel sorumluluk taşımalıyız.Unutmayalım ki; bireysel hataların minize edilmesi, toplumun gelişmişlik tirendini yükseltir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum