Mehmet Bakay

Mehmet Bakay

Şanlıurfalı şair ve yazarlar

00 0000 - 00:00

Şanlıurfa’da gerçekten nam yapmış şair ve yazarlar çıkmıştır. Rahmetle andığımız bu yazarları gelecek nesillere tanıtmamız gerekmektedir. Ancak bunu söylemek mümkünmü ? hayır. Şair ve yazarlarımızı genç nesiller tanımıyorlar. Müzik müzesinde ıslan sanatçılarımızın heykelleri var ise ziyaretçilerin gördüklerinde etkileniyor ise Şair ve yazarlarımızın bulunduğu bir müze de gerek valiliğin gerekse de belediyenin üstlenmesi ile greçekleşebilir.

Bu köşemde Şanlıurfalı yazarları tanıtmaya çalışacağım.M.Hulusi Kılıçarlsan urfa kurtuluş destanını yazan bir şairimiz.

M.Hulûsi KILIÇARSLAN (Şair-Yazar): Osman Efendi namında bilgin bir zatın oğlu ola­rak 1907 yılında Urfa’da doğdu.  Ünlü alim ve bilgin Hacı Abdülvahit Hoca’nın himmetiyle yetiş­ti.  Arapça ve Farsça öğrendi. . Ahlaken dü­rüst olduğundan hemen hemen her Urfalının sev­gisini kazandı.  Çiftçilikle uğraşmış hayatını bu yolla kazandı. Devrinin sanat ve edebiyat ortamını yakından izleyen şair, M.Akif Ersoy tar­zında Vatan ve Millet konularını işleyen şiirler yazmıştır. Yaşadığı dönemde Urfa’da öğretmenlik yapan şair Halide Nusret Zorlutuna ile sanatsal dostluk kurmuş, güçlü milli şiirlerini Halide Nusret, Urfa kurtuluşunu konu alan "Aşk ve Zafer" adlı romanında kullanmıştır. Şiirleri Urfa’nın kurtu­luşunda okunarak büyük ilgi uyandırmıştır. En önemli şiiri  "Urfa Kurtuluş Destânı" dır. Sağlığında şiirlerini yayınlamamıştır. Hulusi Kılıçarslan, 6 Haziran 1990 tarihinde Ankara’da  vefat etti.

Şiirlerinden örnekler:

Urfa Kurtuluş Destânı’ndan dörtlükler

Kılıçlar parladı erler öğündü

Zulme esarete meydan dediler

Allahım o nasıl bir kara gündü

Şafaklar söktürür al kan dediler

Bir bulut çökmüştü Türk hilaline

Baykuşlar üşmüştü gülün dalına

Baktıkça vatanın hasta haline

Sen sağ ol biz sana kurban dediler

 

Eller silahsızdı kalpler yaralı

Her taraf mezarlık herşey karalı

Türkoğlu aslından gör istiklali

Yaratsın bir ulu destân dediler. 118

 

OLUR

Dünya kâh kış, kâh bahar, kâh kar olur, sis olur.

Kâh her yer çiçeklenir gül olur, nergis olur.

 

Kimse bilmez fakirin, fukaranın halinden;

Soğan kâh acı lokma, kâh yerde bir lüks olur.

 

Sizde kömür, mutfağın kapkara bir molozu,

Bizim eve uğrarsa, başımıza süs olur.

 

Hazmı ne kadar müşkül, şu dost sözü tenkidin;

Kardeşine takılsan, aranızda küs olur.

 

Ne feyizli bir yerdir; şu bizim Belediye...

Ora ümmi de girse, hemen mühendis olur.

 

Alemde iyi huydur insanlığın baştacı,

Melek huysuzlaşınca, derâkab iblis olur.

 

Harran suya kavuşsa, görün o zaman Urfa

Bir toprak denizinin kıyısında Nis olur.

 

Kalemimin ucunda söylenecek sözler çok !...

Zülfüyarı gözetler, söylemez, sus pus olur.

 

Urfa, Kasım 1960

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum