Bazen düşünüyor insan, her şey neden daha farklı olmuyor sanki diye.
İmtihan.
Bazen düşünüyor insan temiz niyetler niçin temiz karşılıklar bulmuyor diye.
Bulur elbet, biraz zaman.
Bazen düşünüyor insan varlı vakitsiz aklına geliyor mudur ki diye.
Sanmam. Hak eden hakkının yanında olurdu. Hak etmeyen başka limanlara çoktan yelken açmıştır bile.
Bazen düşünüyor insan neden her şey bu kadar zor görünüyor diye.
İşte buna vereceğim bir tek cevap var. Ama o tek kelimenin içi ummanlar kadar engindir. Cevap SENsin SEN!
Sana "çok sevme" dedim, sevdin.
Sana "hak ettiğinden fazla değer verme" dedim, verdin.
Sana "doğarken verilmemiş olan sonradan senin olmaz" dedim, inadına elde etmeye çalıştın.
Sana "hayır demesini bileceksin" dedim, bilmedin.
Sana "üzüleceksen bir tek Allaha iyi kul olamadığına üzül" dedim, varı yoğu kafana taktın.
Hayat zor değil gözüm. Bak kendi sorunda bile "neden bu kadar zor görünüyor?" diyorsun. "Neden bu kadar zor" demiyorsun. Hayat; İrade-i Külliyenin senin için biçtiklerini yaşarken, irade-i cüziyen ile yaşadıklarına yön vermendir. Sen seçersin umudu ya da umutsuzluğu. Sen istersin mutlu ya da mutsuz olmayı.
Kalpazan matbaalardan gerçek hayatlar çıkmaz, bil bunu. Unutma, bu toprak sadece üstünden ibaret değil. Üstü bir gölgelenme kadar kısa ve altı sonsuzluk kadar uzunsa eğer, geçici bir gölgelenme ânı için yelpazeye verme haddinden fazla değer. Allah doğruların yardımcısıdır her daim. Elinde hiç bir şeyin olmasa, bir tek sermayen olsa; dünyanın en zengini sensin. Karunun hazinelerini sana verseler, ama o bir tek sermayeden yoksun olsan; sana fakir demek bile az kalır. O sermayenin adı İMANdır gözüm. Riyakâr değil, hakiki bir iman. Yalancı değil "dünyaya meydan okuyabilecek" bir iman. Hakiki Dosta tam sarılabildiğin vakit, bil ki ne yalnızsın ne de mahzun. Dimdik dur. Bir başkası istedi diye değil, O (Celle CelaluHu) istedi diye yap yapacaklarını. Başkalarını değil, yalnız Onu memnun etmeye odakla aklını-gönlünü.
Denîliklerin adına medenîlik denir olmuş bu gün. Varsın sana medeni değil desinler. Sahte gülüşlerde medeni olacağına, sağlam duruşlarla yobaz olman evlâdır. Tanımlar Asıl Sahibinde saklı değil midir zaten? Üç beş yüz yıla kalmadan kemikleri çürüyüp gidecek olanlar sana yobaz dese ne çıkar? Sırtını Ezelî ve Ebedî Olana dayadınsa, gerisini boşver gitsin.
Kararsız kaldınsa gönlüne danış. Yapmak istemediğin şeyleri yapmaya zorladıklarında bir düşün bakalım. Kâinatın Sebeb-i Vücudu hangi tavırdan hoşnut ve hangi tavırdan mahzun olur? Sen Onun (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) hoşnut olacağı tavrı seç ve uygula. Asla pişman olmazsın. Ötesini ne düşün ne de o fikre takıl.
Kalpazan matbaalarda doğruyu basmak, basınç ayarlaması yapmadan uzaya gitmek gibidir. Sen o matbaaların sahiplerinin yaptığı gibi sahte çekiciliklere aldanacağına, kanının damarlarına hızla basınç uygulamasını göze alarak çamurların içindeki yakut misali ışıldamayı seç.
Unutma; "Allah var, keder yok!"


