Urfa'ya eğitim anlamında güzel yatırımlar yapılıyor

Şanlıurfa Gazetesi muhabiri Esma Albayrak, Kadir Tosun ile anaokulu konusunda röportaj yaptı.

Urfa'ya eğitim anlamında güzel yatırımlar yapılıyor

Şanlıurfa Gazetesi muhabiri Esma Albayrak, Kadir Tosun ile anaokulu konusunda röportaj yaptı.

Urfa'ya eğitim anlamında güzel yatırımlar yapılıyor
11 Eylül 2019 - 19:44 - Güncelleme: 11 Eylül 2019 - 23:35

SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ

Ben Kadir TOSUN Şanlıurfa Suruç doğumluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi okul öncesi bölümünden mezunum 2011 yılında okulu bitirdim 2012 yılında Şanlıurfa’mız da hizmet vermeye başladık.

VELİLER ÇOCUKLARINI ANAOKULUNA KAYDEDERKEN NELERE DİKKAT ETMELERİ GEREKİYOR?

Anaokulu denildiği zaman genel olarak bakış açımız biraz yanlış olmuş. Yetkililer olsun, yöneticiler olsun, çünkü anaokulu denildiği zaman işte köhne bir yer düşünülüyor. Örneğin depoyu çıkarın anaokulu yapın, havalandırması var mı? Güneş görüyor mu? Çocuğun rahat imkânları var mı? Buna bakılmıyor işte en basit yerleri anaokulu yapıyorlar. Çocuk için 0-6 yaş aralığı çok önemli bir yaş. 0-6 yaş arası dediğimiz zaman çocuğun gelişiminin %70’ni tamamladığı yaştır. Bu %70’lik dönemin ve anaokuluna başlama zamanımızda şuanda 48 aylık iken anaokuluna alına biliyor. Bu bir yıl çocuk rutubetli ya da hava almadığı bir ortamda eğitim gördüğü zaman çok kötü bir şekilde etkileniyor. Normalde velilerin en çok dikkat etmesi gereken yerlerden bir tanesi çocuğun rahat ortamda hareket edebileceği, geniş alan bulması gerektiği, en azından şuanda hazır gıdalar çok önemli hazır gıdaların kullanıp kullanılmadığını gibi konulara dikkat etmeleri gerekir. Bizim anaokulunda eğitimdeki en önemli nokta çocuğa öz güven kazandırmamız. Eğitim kadrosunun da ona göre dizayn edilmesi gerekir, bunlar önemli etkenlerdir. Anaokulu seçerken yemekleri nasıl yapılıyor, öğretmenlerin çocuklarına temizliği nasıl veriyor, öğretmenlerin kullandığı kaynaklar nelerdir, sistemleri nasıl işliyor bunlara dikkat edilmesi gerekiyor.

                EĞİTMENLERİN PROFESYONEL OLMASI NE KADAR ÖNEMLİ?

                 Bu süreçte okul öncesi dediğimiz zaman zannediliyor ki işte bakıcı niteliğinde mi olmalı yada iyi bir anne gibi mi olmalı, bir abla gibi mi olmalı aslında bunlar yanlış şeyler. Olması gereken iyi bir eğitimci olması ve eğitimini iyi bir şekilde almış kişiler olması gerekir. En azından bir okul öncesi yada bir çocuk gelişimi bölümünden mezun olması gerekiyor. Bu bölümden mezun olmayan kişilerin kalkıp işte çocuklarımıza okul öncesinde verilmeyecek eğitimler verme sinede sebebiyet oluyor. Örneğin işte benim çocuğum okuma yazma öğrenmiş, çocuğun okuma yazma öğrenecek yaşa gelmesi gerekiyor. Çocuk birinci sınıfa geçtiği zaman ses harflerini ‘’ki’’ diye bilmesi gerekirken ‘’ke’’ demeye başlıyor yada ‘’mmm’’ demesi gerekirken ‘’m’’ demeye başlıyor. Buda çocukta kafa karışıklığına neden oluyor ve komple yanlış öğretilmiş oluyor. Çocuğun kalem tutma şeklinden, çocuğun vücut duruşundan bile her şey yanlış öğretiliyor. Bizim anaokulu bölümü, okul öncesi dediğimiz zaman okula hazırlık dönemidir. Biz okula dahil olmuyoruz, biz okula hazırlayan konumda olmalıyız.

                ANAOKULUNUN ANLAMI OKULA HAZIRLAMAK MI?

                Okula hazırlama, okula hazırlarken de oyun ile hazırlamak. Biz iyi bir eğitimciyiz ama çocuğu eğlendirerek oyun ile eğitiyoruz. Bir ilkokul ortaokul da olduğu gibi çocuğu oturtup ders çalıştıramayız. Motive ederek, cesaretlendirerek. Anne babasından yeni kopan bir çocuğa işte sen şunu yapacaksın bunu yapacaksın diyemezsin, çocuğu önce ona motive ettireceksin, cesaretlendireceksin. Sevdirerek eğiteceksin. Birçok branşta bu böyle ama bizim okulöncesi eğitimdeki en önemli şey çocuğun öğretmenini sevmesi lazım, güvenmesi lazım.  Doğuran anne, emziren anne, yemesi, içmesi, hastalığı hep anne, anne öz güvendir bir çocuk için, sığındığı ilk liman. Bunları geçtikten sonra başka bir yere gidiyor kime sığınacak burada da öğretmene sığınacak. Öğretmen güven konusunda çocuğu kazandırmamışsa burada hiçbir verimlilik boyutuna ulaşamaz. Bize gelen çocukların çoğunda özgüven çok eksik oluyor yani çocuk kendini ifade edemiyor. Yada çocuk bir işi yaparken tek başına yapamıyor. Biz bunları çocuğa aşılıyoruz ilk başta bunun en basiti işte çocuğun kendi elbiselerini giyebilmesini sağlıyoruz, yemesini içmesini kendi başına yapmasını istiyoruz. Yine çocuk bunları yaptıktan sonra çocuk ne oluyor? Kendine olan özgüveni artıyor. Başka bir örnek de çocuk lavaboya gidiyor veli geliyor üç kişi çocuğu lavaboya götürmeye çalışıyor. Ona bakan temizliğini yapan bir abla oluyor bırakın çocuk kendini bir kirletsin de bir düşsünde, çocuk düşe kalka öğrenilmesi gereken bir durumdur. Çocuğun özgüvenini geliştirmezseniz çocuğu yalnız başına başaracağı bir durumu olduğunu keşfetmezseniz bide çocuğu yönlendirdiğin zaman şimdi eğitim sürecinde şu çok önemli mesela kalemi tutarsınız hayatı boyunca çocuğun elini kalemle tutamazsınız. Çocuğa kalemi tutma tekniğini öğretirsiniz çocuk da kendisi yazar. Okulöncesi de böyledir. Öğretirsiniz çocuk yapmaya başlar, cesaretlendirirsiniz devam etmeye başlar, cesaretlendiği içinde onu tekrar yapmaya çalışır, yaptıkça da daha güzelini yapmaya çalışır.

                SİZİN SORUMLULUĞUNUZ DİĞER ORTAOKUL VE LİSEDEKİ HOCALARA ORANLA NE KADAR FAZLA?

                Biz aslında ilkokula çocuğu gönderirken, motor gelişiminden tutun küçük kas gelişimine kadar, zihinsel gelişimine, çocuğun anlama yaşı, kendini ifade etme durumu ve çocuğun soyut ve somut kavramları birbirinden ayırması bunları eğer biz kazandırmışsak çocuğa ilkokul hocası içinde temel hazırlanmış oluyor. Bundan sonra ki süreçte de ilkokulda iyi bir eğitim aldıktan sonra ortaokul da böylece süre gelen bir eğitimle çok güzel yerlere gelinmiş oluyor. Şimdi çocuk ana okul sürecinde güven konusu zayıf bir şekilde başlatırsanız ileri zaman da her zaman eğik bir çizgi gibi ya da yanlış iliklenen bir düğmenin bütün düğmelerin yanlış iliklendiğine sebep olduğu gibi yanlış gider. Biz arkadaşlar arasında hep derdik temelimiz eksik bende diyorum ki temel işte burada atılıyor. Yanlış yere gidilmesin diye belirtiyorum bunu da.

                SİZCE BU KONUDA ŞANLIURFA’LI VELİLER DUYARLI MI? BİLİNÇLİLER Mİ?

                Biz Şanlıurfalı olarak eğitimi seven bir milletiz. Her oturduğumuzda aileler arasında da hep çocuklarımızın eğitimi hakkında konuşuruz onların eğitim durumunu konuşuruz. Bununla ilgili ciddi yatırımlar da oluyor. Özel okullar olarak da ciddi ciddi çok güzel yatırımlar yapılıyor. Buna yönelik tabi ailelerin de beklentileri farklı olabiliyor, biz bunları da anlayışla karşılıyoruz. Geleneksel gelen bir eğitimimizde var. Yeni gelen eğitim sistemlerimiz de var. Geleneksel olan işte küçükken biz bu şekilde öğrendik ve yeni İstanbul İzmir gibi modern eğitim isteyen velilerimiz de var. Velilerimizde çok istekli oluyor işte çocuğum şu şekilde yetişsin, güzel yerlere gelsin, çocuğumun eğitimi eksik kalmasın. Buna örnek olarak bakıyorsun ilkokuldan özel eğitim vermeye başlıyor, anaokulu çocuğu özel ders almaya başlıyor. İşte İngilizce eğitimi olsun, piyano dersi olsun, farklı branşlarda olsun eğitimler veriliyor, tabi bu çok güzel bir şey. Bunun daha çok artması lazım, artık belli bir zirveye gelmemiz lazım. Bunun gelenekselleşmesi lazım işin özünde. Bu süreç işte gösteriş olsun diye benim çocuğum şöyle den ziyade artık rutine dönmesi lazım. Yol bilindikten sonra sıradanlaşır ama sıradanlaşmadığı sürece de biz hep bir kaç tanesi iyi olur diğerleri basite kaçmış olur.

            YENİ UFUKLAR ANAOKULU ŞANLIURFA’ YA NELER KATACAK?

             Yeni ufuklar anaokulu olarak biz geçen sene bu temeli attık. Şuanda Türkiye’nin en iyi okullarından bir tanesiyiz. Biz bunu yaparken bir çocuğun hayal dünyasını ‘’Yeni gelecek’’ve‘’Hayaller serbest’’ şeklinde sloganlarımız var. Biz bunları söylerken de yeni gelecekten kastımız çocuğun süregelen sıradanlaştığının farkına vardırıyoruz. Hayalleriyle burada istediği her şeyi yapabilmesi. Şimdi biz bir kere çocuğumuzu burada kısıtlama babında ciddi bir kısıtlamamız olmuyor. Çocuk rahat ve serbest oluyor. Yeni şeyler keşfetmesini sağlıyoruz. Bunu da biz drama ile yapıyoruz, biz bunu resim ile yapıyoruz, müzik ile yapıyoruz, İngilizce ile yapıyoruz, fen ile yapıyoruz, aklın yoluyla yapıyoruz. Çocuğa yeni yeni şeyler katmaya çalışıyoruz. Biz burada oturan bir çocuğun gün doldurmak için değil de bugün ne katıldığını düşünürüz hesap ederiz ve buna göre programlarımızı yaparız. Programlarımızı yaparken de bu çocuğa kazanımlarımız ne oldu çocuğa bir şeyler kazandırdık işte renk kavramından tut sayı  kavramına kadar biz bunları kazandırdık mı? Ahlaki değer olarak bir şey kazandırdık mı? Doğruluk kavramını kazandırdık mı? Biz isteriz ki bir çocuğun burada doğru bir birey olması. Çünkü bizim buna çok ihtiyacımız var. İyi bir neslin yetişmesini sağladık mı? Biz burada nesil yetiştiriyoruz. Bizim şimdi yaklaşık 180 öğrencimiz var. Şimdi 180 öğrencim Urfa’ya birey olarak dağıldığı zaman, her biri bir yere geldiği zaman, iyi bir birey oluyor mu olmuyor mu benim baştaki hedefim budur. Esnaf da olabilir başka bir mesleği de olabilir, doktor da olabilir, mühendis de olabilir, Cumhurbaşkanı da olabilir ama bu iyi bir birey mi? Amacım budur iyi bir birey yetiştirmek.

            SON OLARAK NELER EKLEMEK İSTERSİNİZ?

            Bizim Urfa’mıza eğitim anlamında güzel yatırımlar yapılıyor. Bu çok güzel ve biz hepsini destekliyoruz anaokulundan tutun lisesine kadar çok güzel yerler açılıyor, bunun daha fazlası açılmalı mı? Tabi açılabilir bu bir talep söz konusu ama kaliteli eğitim yani ticaretten ziyade eğitim düşünülüyorsa bu iyidir. Ama ticaret zihniyeti ile hareket edilirse bu gitmez. Bizim hiçbir eğitimcinin bunu düşündüğünü düşünmüyorum, kabul etmiyorum ama mantığımız böyle olmalı eğitim eğitim eğitim başka bir şey düşünmemeliyiz.

 

     

YORUMLAR

  • 0 Yorum