Asıl adı İbrahim ama biz onu İdo olarak tanıyoruz. İbrahim Tatlısesin Derya Tunadan olan oğlu İdo, son dönemin en çok konuşulan isimlerinden. Okuduğu okuldan giydiği ayakkabıya kadar her şeyi haber oluyor. Tatlıses soyadını sırtımda taşıyorum diyen İdoya pek çok kişinin merak ettiği soruları yanıtladı.Sosyal paylaşım sitelerinden çok konuşulan konu olan kaşlarıyla ilgili Karşlarını inceltir misin sorusuna da cevap veren İdo, Yok, erkek adam kaşlarıyla oynatır mı? Nasılsa öyledir, bitti. Ben de oynatmam. dedi.Hürriyetten Gülbahar Karakuşun röportajı;* Çocukluğunuzdan başlayalım. Anne ve babanız, çok göz önünde olan insanlar. Bu durum çocukluğunuzu nasıl etkiledi?- Bir yandan iyi, bir yandan kötü... İyi tarafını zaten biliyoruz. Kötü tarafı da rahat hareket edememe olabilir. Bir soyadım var, onu sırtımda taşıyorum ve çok iyi taşımam lazım.* Çocukken her istediğiniz yapılır mıydı, yoksa kuralları var mıydı anne babanızın?- Her istediğim yapılmadı valla, kurallar vardı. (Gülüyor) Her çocuk gibi ağlayınca yapılan bazı şeyler oldu tabii. Ama genelde babam bir dediğimi iki etmezdi. Annem de öyle tabii.İyi tarafını zaten biliyoruz dediniz, sizin açınızdan neydi iyi taraf?- Verdiği imkanlar; eğitimim ve çevrem...* Arkadaş çevrenizi seçerken ekstra bir dikkat mi söz konusuydu?- Benim çok arkadaşım var ama dostum dediğim çok az kişi var. Üç tane falandır her dakika görüştüğüm dostlarım.MÜZİKTE İYİ OLMAM LAZIM
* Peki, İmparator diye anılan bir babanın soyadını taşımanın bir ağırlığı oluyor mu?- Zor, çok zor. Müzikte de öyle. Çalarken de sunarken de düşünmek lazım. Müzikte bu kadar iyi olan birinin oğlunun da iyi bir şey yapması lazım çünkü. İbrahim Tatlısesin oğlu olmak o yönden çok zor.* Müziğe ilginiz küçüklükten mi geliyor?- Evet, küçükken de vardı ilgim. Uçakta bile babamla masalarda ritim tutardık. Önce babam çalardı, sonra ben yapmaya çalışırdım. Eskiden Uluslararası Ticaret okumayı istiyordum, bir şey beni müziğe itti.* Sizin sesiniz de yanık mıdır?- Öyle diyorlar da, bende güzel ses olsa bile babamdan sonra türkü söylemem.* Neden?- Onun üstüne yok çünkü. Bunları oğlu olduğum için söylemiyorum, ben de çok büyük hayranıyım. Gelmez bence üstüne.* İbrahim Tatlısesin en çok sevdiğiniz şarkısı hangisi?- Hepsini seviyorum. CD çıkmadan bize vermezdi. (Gülüyor) Yok yok, iki hafta öncesinden dinlerdik albümünü.ARTIK DAMAR YAPMIYORUM
* Bostona gitmeye nasıl karar verdiniz?- Stüdyoya giriyorum, şarkı yapıyorum, sözler yazıyorum, bir şeyler çalmaya çalışıyorum. Nota bilgim yok ama kulağım sayesinde piyano çalıyorum. Durum böyle olunca Müzik okumak istiyorum dedim. En iyi eğitimin de Berkleede olduğunu öğrendim. Basın Berkleeye girdi yazmıştı ama o dönem daha girmemiştim, yaz okuluna gittimStüdyoya giriyordum dediniz, hızlı geçtiniz oraları. Ne tarz şeyler yapıyordunuz?- Stüdyoya gitmeye bir sene önce başladım. O sırada hiçbir şey bilmiyordum tabii. O dönem yazdığım sözler de bana şu an çok garip geliyor. Şimdi yaptığım tarzla hiç ilgisi yok.* Ne tarzdı onlar?- Arabesk, fantezi. Daha damardı. Bostona gidince damar yapmamaya başladım.* Okulun havasından mıdır acaba?- Valla artık okuldan mı, memleketten mi bilmiyorum...* Bir dönem babanızın şarkılarıyla albüm yapacağınız iddia edilmişti. Aslı var mıydı bunun?- Öyle bir şey yok ama bir-iki şarkına bir şeyler yaptımBERKLEE SINAVINDA MUTLU OL YETERİ OKUDUM
* Berkleede yaz okuluna gittiniz ve bitti. Peki, okula ne zaman başlıyorsunuz?- 5 Ocakta.* Hangi bölümde okuyacağınız da hep muammaydı...- Bölümü belirleyeceğim. Contemporary Writing, Production istiyorum. Nota yazma ve prodüksiyon gibi çevrilebilir sanırım.* Sınava girdiniz mi?- Evet, sınavla girdim okula. İlk olarak ritim sınavına girmek istedim, küçüklükten alışkın olduğum için. Ne çalacağımı bilmiyordum, oradan bir tane perküsyon aldım, iki gün sonra sınava girdim. Burada hep Türk ritimleri biliyoruz ama orada caz çalmaya çalışıyorum. Sınavda da adam caz ritmi attı, ben de ona ritim uydurmaya çalıştım. Sonra Başka bir şey var mı? diye sordu hoca? Ben de Şarkı söyleyebilirim dedim.* Hangi şarkıyı söylediniz?- Mutlu Ol Yeteri söyledim.* Yaz okulunuz nasıl geçti? İngilizceniz nasıldır, uyum sağladınız mı okula?- Lise 1e kadar ENKAda okuduğum için İngilizcem iyi. Her yaz da Amerikaya giderdik, o yüzden zorlanmadım ama ilk defa bu kadar uzun kaldım Amerikada.BABAM DA 15 YIL ÖNCE ZEBRA YELEK GİYİYORDU
* Yaz okulu giyim tarzınızı etkiledi mi? R&B tarzı kolyeleriniz dikkat çekti burada...- Hiç alakası yok. Ben hep böyle giyiniyordum, demek ki göze batmamış. Şu kolye de 1,5 senedir var.* Geçtiğimiz akşam Masqueradede DJlik yaptınız, orada giydiğiniz kıyafeti Derya Hanım seçmiş. Alışverişe annenizle mi çıkarsınız?- Evet, annemle çıkarım. O seçiyor kıyafetlerimi. Annem babamı giydirirken de millet babamın yeleğini, ceketini isterdi, çünkü çok güzel giydirirdi* En son giydiğiniz leopar desenli ayakkabıyı da Derya Hanım mı seçti?- Yok, onu ben beğendim. Erkek leopar giymez diyorlar ama erkek ayakkabısı o. Bir de babam 10-15 sene önce zebra yelek giyiyordu, o ne olacak?* Giydiğiniz ayakkabıdan taktığınız kolyeye kadar her şeyinizle konuşuluyor olmak sıkıcı mı?- Hiç sıkıcı değil. Onlar da kendi kendine yazıyor. Yazsınlar.* Bu arada dövme merakınız ne zaman başladı?- 18 yaşında... Derya ve İbrahimden başka dövmem yok. Bir de sırtımda mikrofon dövmesi var.* İbrahim Bey, dövmeye kızarmış gibi geliyor bana. Size ne dedi?- Yok, kızmadı. İlk Derya yazdırmıştım koluma, babam gördüğünde Vay, biz yokuz ha! dedi. Ertesi gün hemen gittim İbrahim yazdırdım yanına.SEN NE ANLARSIN DJLİKTEN! DİYENLER BİR DAHAKİ PERFORMANSIN NEREDE? DİYE SORDU
* Müziğe dönelim. Amerikada yaptığınız müziğin tarzı nedir?- Dutch house yapıyorum. Daha çok kulüp müziği diyeyim.* Masqueradedeki performansınız sırasında heyecanlandınız mı?- Heyecanlandım. Amerikadaki müzikler biraz sert, bizimkilerin apaçi dediği müziğe orada tapıyorlar. Şimdi biz de orada onu çalıyoruz, Burada millet acaba ne der, piyasa müziği mi çalmak lazım? dedim. Sonra vazgeçtim, ben bildiğim müziği çaldım.* İstanbuldan önce Amerikada da DJlik yaptınız, değil mi?- Amerikada şu ana kadar sekiz kez çıkmışımdır. Türk bir abim var, bir gün Sen DJlikten anlar mısın? diye sordu. Yok dedim, Ben ne anlarım? Bu arada o müziği yapıyordum ama o müziği yapmakla DJlik çok farklı. DJlikten anlamam ama müziğini yapıyorum dedim.* Burada DJlik yapacağınızda babanızın önerileri oldu mu?- Yanına gittim, Heyecanlı mısın? diye sordu. O benden daha heyecanlıydı. Onu öyle görünce elim ayağım titremeye başladı. Güveniyorsan yap dedi, bir tek o tavsiyesi oldu.* Sizin yaptığınız müziği dinledi mi İbrahim Bey?- Dinledi. Tabii onun tarzı değil.* Sizi eleştirenler oldu mu DJlik yaptığınız için?- Sen ne anlarsın DJlikten! diyenler oldu. Aynı kişiler daha sonra Bir dahaki performansın nerede? Biz de gelip dinlemek istiyoruz dedi. Komik geldi bu bana. Çok önyargılıyız.* Babasına güveniyor gibi ithamlarda bulunanlar oldu mu?- Şimdi ben ne yaparsam yapayım, illa ki önüme babam çıkacak. Çıksın da...* Babanız Benim albümümde bir şeyler yap demedi mi size?- Hiç öyle bir teklifte bulunmadı. Ben dedim ona, o da tamam dedi. (Gülüyor)KARNIYARIK, YAPRAK SARMA BİLE YAPIYORUM
* Müzik sektörüne girerken sizi korkutan şeyler oldu mu?- Hiçbir şey olmadı. Çünkü müzik piyasasını biliyorum ama bundan sonra korkanlar olabilir.* Bostona gideceğinizi ve müzik sektörüne gireceğinizi ilk söylediğinizde babanızın tepkisi ne oldu?- Karşı çıkmadı ama nasihatler verdi. Orada tek yaşayacaksın, kendi kendinin doktoru olacaksın. Gece dışarı çıkma, arkadaşlarını dikkatli seç dedi. Babam sert biri değil yahu, öyle dışarıdan gözüktüğü gibi değil hakikaten...Müzik açısından ne gibi tavsiyeleri oldu?- Her zaman dediği bir şey var, onu söyledi; Notayı tersten oku gel dedi. Notayı tersten okumam lazım, bu saatten sonra.* Yalnız yaşamanın üstesinden gelebiliyor musunuz?- Önceleri annem vardı, artık yok. İlk başta yalnız yaşamın üstesinden gelemiyordum. Alışmışım bir şeyi ararken anneme sormaya. Bazen boş bulunup Anne diyorum, bakıyorum kimse yok!* Yemek konusunu nasıl hallediyorsunuz?- Yemeği kendim yapıyorum; nohut, kurufasulye, pilav, karnıyarık, yaprak sarma..ANNEMDEN AYRI TIRSARIM BABAMDAN AYRI
* Merak ediyorum, sizde kuralları kim koyar? Anne mi, baba mı?- Kuralları genelde annem koyuyor. Babam da koyar tabii ama babamın tamam diyebileceği şeye bazen annem hayır diyebiliyor. İnsanlar benim için Bu ailesini dinlemez ki diye düşünebilir ama ben annemden ayrı tırsarım, babamdan ayrı.* Annenizin en sıkı kuralı nedir?- Haber vermeden bir yere gitmem onu çıldırtır.ARTIK KORUMAYA GEREK DUYMUYORUM
* Babanızın silahlı saldırıya uğradığı dönem, sizin için de çok zor geçmiş olmalı...- Kötü bir dönemdi ama Allaha şükür atlattık. Daha iyiye gidiyor her geçen gün. Atlattık, geçti, bitti.* Sizin korumalarınız var mı?- Vardı ama ben gerek duymuyorum artık. Anaokulundan lise son sınıfa kadar şoförüm de korumam da hep yanımdaydı. Liseden sonra istemedim, çünkü rahat olamıyordum.REKLAM TEKLİFİ VAR DEĞERLENDİREBİLİRİM
* Yaptığınız müziği sordum, peki siz neler dinlersiniz?- Yerine göre değişiyor. Konu ağırsa fantezi gider ama hareketliyse o kulüp müziğini de dinlerim. Kafam bozuk olduğunda Afrojack de dinlerim, İbrahim Tatlıses de.ERKEK ADAM KAŞLARIYLA OYNATMAZ
* Sosyal medyadan da bahsedelim biraz. Orada paylaştığınız bir fotoğraf yüzünüzden kaşlarınız ve bıyıklarınızı dile doladılar...- Evet, okurken çok güldüm, Otoban gibi kaşları var yazmışlar. Ama bir kendini bilmez fotoğrafımı simsiyah yapmış, benim koyduğum fotoğraf o değil.* Kaşlarınızı inceltir misiniz?- Yok, erkek adam kaşlarıyla oynatır mı? Nasılsa öyledir, bitti. Ben de oynatmam.
Demi Moore ve Ashton Kutcher resmen boşanıyor
Amerikalı aktör Ashton Kutcher (34), aktris Demi Moorea (50) boşanma davası açtı. Ümit Besenin acı günü
Ümit Besenin 53 yaşındaki kardeşi Rifat Besen, hayatını kaybetti. Kelly Brook yılın en seksi takvimi için poz verdi - Foto
Kelly Brook yeni yılın en seksi takvimini oluşturmak için objektif karşısına geçti. Madonna sigara içen hayranlarına rest çekti
Madonna Şili’de verdiği bir konser esnasında sigara içen hayranlarını sert bir dille uyardı. İlyas Salmanın annesi yoğun bakımda
Geçtiğimiz aylarda babasını kaybeden İlyas Salman‘ın annesi yoğun bakımda.. ensonhaber
* Peki, İmparator diye anılan bir babanın soyadını taşımanın bir ağırlığı oluyor mu?- Zor, çok zor. Müzikte de öyle. Çalarken de sunarken de düşünmek lazım. Müzikte bu kadar iyi olan birinin oğlunun da iyi bir şey yapması lazım çünkü. İbrahim Tatlısesin oğlu olmak o yönden çok zor.* Müziğe ilginiz küçüklükten mi geliyor?- Evet, küçükken de vardı ilgim. Uçakta bile babamla masalarda ritim tutardık. Önce babam çalardı, sonra ben yapmaya çalışırdım. Eskiden Uluslararası Ticaret okumayı istiyordum, bir şey beni müziğe itti.* Sizin sesiniz de yanık mıdır?- Öyle diyorlar da, bende güzel ses olsa bile babamdan sonra türkü söylemem.* Neden?- Onun üstüne yok çünkü. Bunları oğlu olduğum için söylemiyorum, ben de çok büyük hayranıyım. Gelmez bence üstüne.* İbrahim Tatlısesin en çok sevdiğiniz şarkısı hangisi?- Hepsini seviyorum. CD çıkmadan bize vermezdi. (Gülüyor) Yok yok, iki hafta öncesinden dinlerdik albümünü.ARTIK DAMAR YAPMIYORUM
* Bostona gitmeye nasıl karar verdiniz?- Stüdyoya giriyorum, şarkı yapıyorum, sözler yazıyorum, bir şeyler çalmaya çalışıyorum. Nota bilgim yok ama kulağım sayesinde piyano çalıyorum. Durum böyle olunca Müzik okumak istiyorum dedim. En iyi eğitimin de Berkleede olduğunu öğrendim. Basın Berkleeye girdi yazmıştı ama o dönem daha girmemiştim, yaz okuluna gittimStüdyoya giriyordum dediniz, hızlı geçtiniz oraları. Ne tarz şeyler yapıyordunuz?- Stüdyoya gitmeye bir sene önce başladım. O sırada hiçbir şey bilmiyordum tabii. O dönem yazdığım sözler de bana şu an çok garip geliyor. Şimdi yaptığım tarzla hiç ilgisi yok.* Ne tarzdı onlar?- Arabesk, fantezi. Daha damardı. Bostona gidince damar yapmamaya başladım.* Okulun havasından mıdır acaba?- Valla artık okuldan mı, memleketten mi bilmiyorum...* Bir dönem babanızın şarkılarıyla albüm yapacağınız iddia edilmişti. Aslı var mıydı bunun?- Öyle bir şey yok ama bir-iki şarkına bir şeyler yaptımBERKLEE SINAVINDA MUTLU OL YETERİ OKUDUM
* Berkleede yaz okuluna gittiniz ve bitti. Peki, okula ne zaman başlıyorsunuz?- 5 Ocakta.* Hangi bölümde okuyacağınız da hep muammaydı...- Bölümü belirleyeceğim. Contemporary Writing, Production istiyorum. Nota yazma ve prodüksiyon gibi çevrilebilir sanırım.* Sınava girdiniz mi?- Evet, sınavla girdim okula. İlk olarak ritim sınavına girmek istedim, küçüklükten alışkın olduğum için. Ne çalacağımı bilmiyordum, oradan bir tane perküsyon aldım, iki gün sonra sınava girdim. Burada hep Türk ritimleri biliyoruz ama orada caz çalmaya çalışıyorum. Sınavda da adam caz ritmi attı, ben de ona ritim uydurmaya çalıştım. Sonra Başka bir şey var mı? diye sordu hoca? Ben de Şarkı söyleyebilirim dedim.* Hangi şarkıyı söylediniz?- Mutlu Ol Yeteri söyledim.* Yaz okulunuz nasıl geçti? İngilizceniz nasıldır, uyum sağladınız mı okula?- Lise 1e kadar ENKAda okuduğum için İngilizcem iyi. Her yaz da Amerikaya giderdik, o yüzden zorlanmadım ama ilk defa bu kadar uzun kaldım Amerikada.BABAM DA 15 YIL ÖNCE ZEBRA YELEK GİYİYORDU
* Yaz okulu giyim tarzınızı etkiledi mi? R&B tarzı kolyeleriniz dikkat çekti burada...- Hiç alakası yok. Ben hep böyle giyiniyordum, demek ki göze batmamış. Şu kolye de 1,5 senedir var.* Geçtiğimiz akşam Masqueradede DJlik yaptınız, orada giydiğiniz kıyafeti Derya Hanım seçmiş. Alışverişe annenizle mi çıkarsınız?- Evet, annemle çıkarım. O seçiyor kıyafetlerimi. Annem babamı giydirirken de millet babamın yeleğini, ceketini isterdi, çünkü çok güzel giydirirdi* En son giydiğiniz leopar desenli ayakkabıyı da Derya Hanım mı seçti?- Yok, onu ben beğendim. Erkek leopar giymez diyorlar ama erkek ayakkabısı o. Bir de babam 10-15 sene önce zebra yelek giyiyordu, o ne olacak?* Giydiğiniz ayakkabıdan taktığınız kolyeye kadar her şeyinizle konuşuluyor olmak sıkıcı mı?- Hiç sıkıcı değil. Onlar da kendi kendine yazıyor. Yazsınlar.* Bu arada dövme merakınız ne zaman başladı?- 18 yaşında... Derya ve İbrahimden başka dövmem yok. Bir de sırtımda mikrofon dövmesi var.* İbrahim Bey, dövmeye kızarmış gibi geliyor bana. Size ne dedi?- Yok, kızmadı. İlk Derya yazdırmıştım koluma, babam gördüğünde Vay, biz yokuz ha! dedi. Ertesi gün hemen gittim İbrahim yazdırdım yanına.SEN NE ANLARSIN DJLİKTEN! DİYENLER BİR DAHAKİ PERFORMANSIN NEREDE? DİYE SORDU
* Müziğe dönelim. Amerikada yaptığınız müziğin tarzı nedir?- Dutch house yapıyorum. Daha çok kulüp müziği diyeyim.* Masqueradedeki performansınız sırasında heyecanlandınız mı?- Heyecanlandım. Amerikadaki müzikler biraz sert, bizimkilerin apaçi dediği müziğe orada tapıyorlar. Şimdi biz de orada onu çalıyoruz, Burada millet acaba ne der, piyasa müziği mi çalmak lazım? dedim. Sonra vazgeçtim, ben bildiğim müziği çaldım.* İstanbuldan önce Amerikada da DJlik yaptınız, değil mi?- Amerikada şu ana kadar sekiz kez çıkmışımdır. Türk bir abim var, bir gün Sen DJlikten anlar mısın? diye sordu. Yok dedim, Ben ne anlarım? Bu arada o müziği yapıyordum ama o müziği yapmakla DJlik çok farklı. DJlikten anlamam ama müziğini yapıyorum dedim.* Burada DJlik yapacağınızda babanızın önerileri oldu mu?- Yanına gittim, Heyecanlı mısın? diye sordu. O benden daha heyecanlıydı. Onu öyle görünce elim ayağım titremeye başladı. Güveniyorsan yap dedi, bir tek o tavsiyesi oldu.* Sizin yaptığınız müziği dinledi mi İbrahim Bey?- Dinledi. Tabii onun tarzı değil.* Sizi eleştirenler oldu mu DJlik yaptığınız için?- Sen ne anlarsın DJlikten! diyenler oldu. Aynı kişiler daha sonra Bir dahaki performansın nerede? Biz de gelip dinlemek istiyoruz dedi. Komik geldi bu bana. Çok önyargılıyız.* Babasına güveniyor gibi ithamlarda bulunanlar oldu mu?- Şimdi ben ne yaparsam yapayım, illa ki önüme babam çıkacak. Çıksın da...* Babanız Benim albümümde bir şeyler yap demedi mi size?- Hiç öyle bir teklifte bulunmadı. Ben dedim ona, o da tamam dedi. (Gülüyor)KARNIYARIK, YAPRAK SARMA BİLE YAPIYORUM
* Müzik sektörüne girerken sizi korkutan şeyler oldu mu?- Hiçbir şey olmadı. Çünkü müzik piyasasını biliyorum ama bundan sonra korkanlar olabilir.* Bostona gideceğinizi ve müzik sektörüne gireceğinizi ilk söylediğinizde babanızın tepkisi ne oldu?- Karşı çıkmadı ama nasihatler verdi. Orada tek yaşayacaksın, kendi kendinin doktoru olacaksın. Gece dışarı çıkma, arkadaşlarını dikkatli seç dedi. Babam sert biri değil yahu, öyle dışarıdan gözüktüğü gibi değil hakikaten...Müzik açısından ne gibi tavsiyeleri oldu?- Her zaman dediği bir şey var, onu söyledi; Notayı tersten oku gel dedi. Notayı tersten okumam lazım, bu saatten sonra.* Yalnız yaşamanın üstesinden gelebiliyor musunuz?- Önceleri annem vardı, artık yok. İlk başta yalnız yaşamın üstesinden gelemiyordum. Alışmışım bir şeyi ararken anneme sormaya. Bazen boş bulunup Anne diyorum, bakıyorum kimse yok!* Yemek konusunu nasıl hallediyorsunuz?- Yemeği kendim yapıyorum; nohut, kurufasulye, pilav, karnıyarık, yaprak sarma..ANNEMDEN AYRI TIRSARIM BABAMDAN AYRI
* Merak ediyorum, sizde kuralları kim koyar? Anne mi, baba mı?- Kuralları genelde annem koyuyor. Babam da koyar tabii ama babamın tamam diyebileceği şeye bazen annem hayır diyebiliyor. İnsanlar benim için Bu ailesini dinlemez ki diye düşünebilir ama ben annemden ayrı tırsarım, babamdan ayrı.* Annenizin en sıkı kuralı nedir?- Haber vermeden bir yere gitmem onu çıldırtır.ARTIK KORUMAYA GEREK DUYMUYORUM
* Babanızın silahlı saldırıya uğradığı dönem, sizin için de çok zor geçmiş olmalı...- Kötü bir dönemdi ama Allaha şükür atlattık. Daha iyiye gidiyor her geçen gün. Atlattık, geçti, bitti.* Sizin korumalarınız var mı?- Vardı ama ben gerek duymuyorum artık. Anaokulundan lise son sınıfa kadar şoförüm de korumam da hep yanımdaydı. Liseden sonra istemedim, çünkü rahat olamıyordum.REKLAM TEKLİFİ VAR DEĞERLENDİREBİLİRİM
* Yaptığınız müziği sordum, peki siz neler dinlersiniz?- Yerine göre değişiyor. Konu ağırsa fantezi gider ama hareketliyse o kulüp müziğini de dinlerim. Kafam bozuk olduğunda Afrojack de dinlerim, İbrahim Tatlıses de.ERKEK ADAM KAŞLARIYLA OYNATMAZ
* Sosyal medyadan da bahsedelim biraz. Orada paylaştığınız bir fotoğraf yüzünüzden kaşlarınız ve bıyıklarınızı dile doladılar...- Evet, okurken çok güldüm, Otoban gibi kaşları var yazmışlar. Ama bir kendini bilmez fotoğrafımı simsiyah yapmış, benim koyduğum fotoğraf o değil.* Kaşlarınızı inceltir misiniz?- Yok, erkek adam kaşlarıyla oynatır mı? Nasılsa öyledir, bitti. Ben de oynatmam.
Demi Moore ve Ashton Kutcher resmen boşanıyor
Amerikalı aktör Ashton Kutcher (34), aktris Demi Moorea (50) boşanma davası açtı. Ümit Besenin acı günü
Ümit Besenin 53 yaşındaki kardeşi Rifat Besen, hayatını kaybetti. Kelly Brook yılın en seksi takvimi için poz verdi - Foto
Kelly Brook yeni yılın en seksi takvimini oluşturmak için objektif karşısına geçti. Madonna sigara içen hayranlarına rest çekti
Madonna Şili’de verdiği bir konser esnasında sigara içen hayranlarını sert bir dille uyardı. İlyas Salmanın annesi yoğun bakımda
Geçtiğimiz aylarda babasını kaybeden İlyas Salman‘ın annesi yoğun bakımda.. ensonhaber









